21 Mart 2016 Pazartesi

Sosyal medyanın gücü



Sosyal medyanın gücü Türkiye'de sosyal medya Taksim Gezi parkında kendini gösterdi. Sosyal medyanın gücünü biliyorduk bu olaylar ile farkına vardır. İnsanların geleneksel mecralara artık ihtiyacı azaldı ve anlık olarak kişiler yazışıyor ve yüz binlerce uçtan beslenen bir akış var ve eylemin ne olacağını bile kestiremez halde hızlı hareket ediyoruz. Fotoğraflar, çağrılar, bilgiler herşey gözümüzün önünden geçiyor. Sosyal medya da ülkemizde olan olayların dünyadaki yansımalarına da bakarak bizim medyamızda yazmayanların dünyadaki ajanslardan öğreniyoruz. Artık sosyal medyayı kapatmak bile zor gerekli programlar ile internete kapatamıyorlar, bütün interneti kapatamazlar çünkü bankacılı ve devlet işleri de internetten yürütüldüğü için sadece gündemden olan Facebook ve Twetter'i kapatabiliyorlar ya da en azından bu mecraları yavaşlatıyorlar. 

  Youtube sansürlü olduğu halde bile en çok ziyaret edilen 3. sıradaydık şunu biliyoruz ki Türk milletini bu gibi yasaklar ile yıldıramazsınız. Sosyal medyadan artık hizmette alıyoruz ya da hizmet ararken yine bu mecraları kullanıyoruz, örneğin evimiz taşımadan önce Google'ye ya da sosyal medyalara ankara nakliyat yazarak ya da nakliyat ankara yazarak kaliteli firmaları seçebiliyoruz. Sosyal medya gün geçtikçe güçleniyor ve güçlenmeye devam edecek, devletlerin siteleri kapatması sadece görecelidir bir site eğer şarteli indirip kapatmazsa biz o açık siteye her türlü girebilecek kapasitede bir milletiz... Dünyanın parametreleri artık çok farklı bambaşka bir şeylerden bahsediyoruz ve artık kuşaklar sabırlı değil aklındakileri kayda geçiriyorlar. 

Ya da insanlar hiçbir şey yapamazsa bir kişisel blog açarak istediklerini yazıyorlar. Sosyal medyada diş macunun içerisindeki macun gibi dışarı çıktığı zaman bir daha içerisi gidemez. Sosyal medyada yeni bir kitle yeni araçlar ve yeni beklentiler olduğu gibi yeni ortak paydalar olmaktadır. Sosyal medyayı kapatmak yerine onu anlamak devletin ödevidir. İnternetin üzerine biber gazı atmak çok saçma bunları böyle engelleyemezsiniz. Mutluluk endeksinde en üst sıralarda yer alan devletlere baktığımızda bu gibi yasaklar yok ve bunları hiç tecrübe etmemişler. 

 Türkiye'de ki Twetter kullanıcılarını nezarete koyacak kadar yeriniz yok ve hepsini tutuklasanız bile cezaevleriniz yetmez. Bu bakımdan bakıldığında geçici otonom bir bölge var ve insanlar yine de korkutulmaya çalışılıyorlar.Evlere baskınlar düzenlenerek toplum korkutuamaya çalışılıyor. Ülkemiz sendeler gibi gözükmekte şunu biliyorum ki; Zaten yere düşmek yormuyor, kalkmak gibi ağır bir olgu yok... İyi günler... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder